Tarımsal Sulamanın Önemi

Türkiye'de Tarımsal Sulamanın Önemi

Tarımsal sulama, bitkinin ihtiyaç duyduğu ve yağışlarla karşılanamayan su miktarının bitkinin kök bölgesine zamanında verilmesi olarak tanımlanabilir. Dünyada ve Türkiye’de kurak alanlarda bitkilerin ihtiyaç duydukları su ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla farklı sulama yöntemleri kullanılmaktadır. Bu sulama yöntemleri ile birlikte üretimde yüksek verim ve kalite sağlanmış olacaktır.

Tarımsal sulama ile birlikte üretimde sağlanacak olan verim artışı ülkelerin milli gelirlerini arttıracaktır. Nitekim katma değeri yüksek olan ürünlerin üretilmesinde sulama önemli bir girdi olarak görülmektedir. Sulama imkanlarının artmasıyla birlikte tarımda iklim koşullarına bağlılık ve dolayısıyla nadas uygulamalarının azalmasına imkan doğacaktır. Tarımsal sulamanın bölgede etkin olarak uygulanmasıyla birlikte aynı zamanda yılda birden fazla ürün alınabilme imkânı doğacak ve üretim gelirlerindeki dalgalanmalar azalacaktır. Bilindiği üzere tarımda üretim dönemleri uzun olmakta ve bu durum beraberinde birçok riski de getirmektedir. Ayrıca ürün çeşitliliğinin artmasına paralel olarak yıl içerisinde gelirin işletme içerisinde dağılımı daha fazla olacak ve üretici üretim dönemi sonunu beklemeyecektir.

Tarımsal sulama aynı zamanda tarla başına getirilen suyun eşit bir şekilde tarlaya dağıtılması olarak da bilinmektedir. Bu durumda kullanılacak olan sulama yöntemlerinin önemini ortaya çıkarmaktadır. Çünkü toprağın yapısı, topoğrafik özellikler, iklim özellikleri ve yatırım bedelleri gibi birçok faktör sulama yöntemini seçmeyi etkilemektedir. Ayrıca üretim desenine göre de sulama yöntemi farklılık arz etmektedir. Örneğin, damla sulama yöntemi ile daha çok sebze üretimi gerçekleştirilirken, tek yıllık bitkilerde genellikle yağmurlama sulama yöntemi kullanılmaktadır. Bunların haricinde tarımsal sulamada önemli bir hususta yatırım maliyetidir. Türkiye tarım işletmelerinin yapısı göz önünde bulundurulduğunda işletmelerin ortalama 6 ha olması yatırım maliyetlerini arttırmakta ve birçok üretici bu maliyetleri karşılayamamaktadır. Bunun sonucunda da sulama yönetimi başarısız olacak ve etkin bir sulama yapılamayacaktır.

Tarımsal sulamada temelinde kıt olan kaynaklarını etkin bir şekilde kullanılması yer almaktadır. Bu kaynakları doğru yöntemler ve tekniklerle tarımda kullanılması sonucunda daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir üretim gerçekleştirilebilir.

Türkiye tarım toprakları 28 milyon hektar civarındadır. Bu miktarın yaklaşık olarak %30’u sulanabilir özelliğe sahip olmakla birlikte 5,5 milyon ha alan bugün sulanabilmektedir. Türkiye’de ekonomik olarak sulu arazilerin varlığı henüz istenilen seviyede değildir. Nitekim artan nüfusu karşılayabilecek politikaların ve uygulamaların hayata geçirilmesi gerekecektir. Ülkemizde tarımsal üretimle geçimini sağlayan bireylerin beslenme ihtiyaçlarını karşılayabilmek için aynı zamanda sanayi üretimi için gerekli olan tarımsal hammaddeyi sağlayabilmek için sulanan arazi miktarının arttırılması gerekmektedir. Ayrıca tarımsal sulama ile birlikte istihdam sorunu da bir anlamda azaltılmış olacaktır. Tarımsal sulama ile birlikte katma değeri yüksek olan ürünlerin üretilmesiyle birlikte tarım toplumunun refah seviyesi yükselecek ve bir anlamda kente göçüş engellenecektir. Nitekim 2011 yılı verilerine göre sulama öncesi tarım işletmelerinde tarımsal gelir 112 TL/da iken, sulama ile birlikte bu gelir 655 TL/da olarak belirlenmiştir (DSİ, 2016a).

Tarımsal sulamanın birçok alanda faydalı olmasına rağmen, yatırımlar gerçekleştirilmeden önce bazı önemli hususlar göz ardı edilmemelidir. Tarımsal sulama canlı bir üretime uygulanmakta ve başarılı olmasında üreticinin sahip olduğu bilgi ve tecrübe etkili olmaktadır. Ayrıca sulanacak arazilerin elverişli olmasına, su kaynağının kaliteli ve yeterli olmasına dikkat edilmelidir. Bu durumların sağlanması halinde tarımsal sulama yatırımlarına başlanması gerekmektedir.

Tarımsal Sulamanın Önemi
Başa dön