Blog | S.S.S | Bizi Takip Edin |

Kanola Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır

kanola-yetistiriciligi

Kanola Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır

Kanola yetiştiriciliği nasıl yapılır sorusuna yanıt arayan çiftçiler için, uygun tarım teknikleri ve dikkatlice planlanmış bir üretim süreci önemlidir. Bitkisel yağ kaynağı olarak kabul edilen kanola, Türkiye’ye II. Dünya Savaşı sırasında Bulgaristan ve Romanya’dan gelen göçmenler aracılığıyla tanıtılmıştır. Akabinde Trakya bölgesinde yetiştirilmeye başlanmıştır. Türkiye’de rapiska, rapitsa ve kolza gibi isimlerle de anılan kanola, kışlık ve yazlık olmak üzere iki farklı fizyolojik döneme sahip bir yağ bitkisidir. Kanola taneleri, %38-50 yağ%16-24 protein içerir ve zengin oleik ve linoleik asit içeriğine sahiptir. Ayrıca, kanolanın yağının yüksek kaynama noktası (238 °C) onu önemli bir yağ bitkisi yapmaktadır. Dünya genelinde, palm ve soya yağlarından sonra, kanola yağı bitkisel yağ tüketimi sıralamasında üçüncü sıradadır. Kanola tohumlarından elde edilen yağın geriye kalan küspesi, değerli bir hayvan yemi olarak kullanılmaktadır, çünkü küspesinde %38-40 arası protein içermektedir. Kanolanın yüksek yağ içeriği, özellikle biodizel üretimi için tercih edilmesine neden olmuştur. Bu özellik dünya genelinde ve Türkiye’de yaygın olarak kullanılmasını sağlamaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı, kanola üreticilerini desteklemek amacıyla kilogram başına ödenen primi içeren bir destekleme programı başlatmıştır (2019 yılında 500 TL/ton). Güzlük ekim yapıldığı için, kanola sulama ihtiyacı diğer baharlık bitkilere göre %30-50 daha azdır.

Kolza ve Kanola aynı şey mi?

Kanola, 1960’lı yıllarda Balkanlardan gelen göçmenler tarafından ülkemize getirilmiş ve Trakya’da kolza adıyla ekilmeye başlanmıştır. Türkiye’de kolza ismiyle bilinen kanola önem kazanan yağlı tohumlu bitkilerden biridir. Ekim alanlarında ve üretim miktarlarında yıldan yıla önemli değişimler görülmektedir.

Kanola Yetiştiriciliği İklim ve Toprak İsteği

Kanola bitkisi, ülkemizde ekseriyetle kışlık olarak tercih edilen bir tarım ürünüdür. Kış şartlarına karşı -25 dereceye kadar dayanıklıdır. Ancak, kuvvetli bir kök sistemine sahip olması ve kök kalınlığının 0,8-1 cm olması önemlidir. Bu nedenle, ekim ayının başında tavlı toprağa ekilerek çıkış sağlanmalıdır. Aksi takdirde, kök gelişimi tamamlanamadan kışa girmesi, soğuk hava koşullarından olumsuz etkilenmesine neden olabilir ve bitki yok olabilir. Yazlık kanola ekseriyetle Ege ve Akdeniz gibi ılıman iklim bölgelerinde yetiştirilmektedir. Kazık kök yapısına sahip olan kanola bitkisi, kurağa karşı oldukça toleranslıdır. Yetişme sürecinde, yağışlar veya sulama yoluyla toprağa verilecek olan 400 mm civarındaki su, en iyi verimi alabilmek için yeterlidir. Kanola, kumlu ve hafif topraklar dışında neredeyse her tür toprakta yetişebilir. Ancak su tutan ve göllenme eğilimindeki tarım alanlarında olumsuz etkilenebilir. En iyi geliştiği topraklar genellikle humusluderin yapılınötr veya hafif alkali ile hafif asidik aralıkta olan topraklardır (pH: 6.5-7.5).

kanola-yetistiriciligi-iklim-ve-toprak-istegi

Kanola Yetiştiriciliği Toprak Hazırlığı

Kanola tohumu, çimlendikten sonra toprak yüzeyine çıkma gücü düşük olduğu için tohum yatağının özenle hazırlanması gerekmektedir. Tohum yatağı, pancar ekimi için hazırlanan tohum yatağına benzer şekilde düzenlenmelidir. Eğer kanola ekimi hububat hasadından sonra yapılacaksa, gölge tavında veya yağışlardan sonra pulluk kullanılarak anız toprağın altına gömülür. Ekim zamanında sulama yapılır, kendi tohumları çimlendirilir. Toprak düzeltilir ve goble disk ile tırmık kullanılarak ince bir tohum yatağı oluşturulur. Gerekirse ekimden önce ve sonra toprağın yüzeyini düzeltmek ve sıkıştırmak için merdane kullanılmalıdır.

Kanola Yetiştiriciliği Ekim Zamanı

İyi bir çimlenme sağlamak için toprak ısısının en az 10-12 derece olması gerekmektedir. Kanola ekimi, Trakya, Marmara, Ege, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 15 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında yapılmalıdır. Karadeniz bölgesinde sahil kuşağında en uygun ekim zamanı 15 Eylül-20 Ekim tarihleri iken, iç kesimlerde 20 Eylül-10 Ekim tarihleri kanola için ideal ekim zamanını oluşturur. Bu şekilde sağlıklı çıkış yapan kanola bitkileri, kışa 4-6 yapraklı dönemde girer ve güçlü bir kök sistemi geliştirerek soğuktan zarar görmez. Kanola ekimleri Kasım ayına kadar uzatılırsa, genç fideler olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle, kanola ekimleri zamanında gerçekleştirilmelidir. Toprakta yeterli nem olmaması durumunda, kanola çimlenmesini desteklemek için yağmurlama sulama yöntemi kullanılmalıdır. Ekim işlemi, hassas hububat ekim mibzerleri veya küçük tohum ekim mibzerleri, hatta pnömatik (havalı) mibzerler kullanılarak gerçekleştirilmelidir. Sıra aralıkları 14-30 cm ve sıra üzeri mesafe 5 cm olarak ayarlanmalıdır. Ekim derinliği, toprak yüzeyinin 0,5-1 cm altına yapılmalıdır. Uygun bitki sıklığını elde etmek için Pnömatik mibzerlerle dekara 200 gram tohum atılmalıdır. Pnömatik mibzer bulunmuyorsa diğer hassas mibzerlerde dekara 400-600 gram tohum atılmalıdır. Ekim sonrasında toprak sıkıştırılmak üzere merdane kullanılmalıdır. Ayrıca, her yıl ekim için kullanılacak tohumlar yenilenmelidir.

kanola-yetistiriciligi-ekim-zamani

Kanola Yetiştiriciliğinde Gübreleme

Gübreleme açısından mütevazı ihtiyaçlara sahip olan kanola, dekara 15-20 kg azot8 kg fosfor ve 6-7 kg potasyumtüketir. Kanola, diğer bitkilere göre yetişme döneminde daha fazla kükürt ihtiyacı duyduğundan, üstten gübrelemede sülfatlı veya kükürtlü azotun kullanılması faydalı olacaktır. Topraklar, analiz edilmeli ve tahlil sonuçlarına göre önerilen gübre cinsi ve miktarı belirlenmelidir. Fosfor ve potasyum, ekim öncesi veya ekimle birlikte verilmelidir. Azotlu gübrenin 1⁄4’ü fosfor ve potasyumla birlikte, geri kalan büyük kısmı ise ilkbaharda hızlı büyümeyi desteklemek amacıyla serpme olarak uygulanmalıdır.

kanola-yetistiriciligi-gubreleme

Kanola Yetiştiriciliğinde Sulama​

Kanola tohumları son derece küçük olduğu için yüzeydeki ekim nedeniyle tohumlar çimlenemiyorsa veya yüzeyde bir kaymak tabakası oluşmuşsa, mutlaka sulama yapılarak zamanında çıkış sağlanmalıdır. Kanola bitkisi, gelişimini bahar aylarında tamamladığı için yağışların yetersiz olduğu dönemlerde sulama uygulanmalıdır.

Kanola bitkisi su ister mi?​

Kanola bitkisi, kazık kök yapısıyla donatılmış olup kurağa karşı yüksek toleransa sahiptir.  Kanola genellikle yetiştirildiği toprak özelliklerine, iklim koşullarına ve büyüme evrelerine bağlı olarak değişen bir sulama gereksinimine sahiptir.  Yetişme döneminde, yağışlar veya sulama yoluyla sağlanacak 400 mm civarındaki su, en üst düzeyde verim elde etmek için yeterlidir. Ekseriyetlede kanola bitkisi haftada ortalama 25-30 mm (metrekare başına 25-30 litre) suya ihtiyaç duyabilir.

Kanola Yetiştiriciliği Ekim Nöbeti

Yüksek verim elde etmek için kanola yetiştiriciliğinde uygun münavebe sistemleri kesinlikle uygulanmalıdır. Kanola’nın yer aldığı bazı münavebe modelleri şu şekildedir:

Model 1: Ayçiçeği → Kanola → Buğday → Mısır

Model 2: Buğday → Kanola → Baklagil → Ayçiçeği

Model 3: Buğday → Kanola → Şekerpancarı → Kavun-Karpuz

Model 4: Ayçiçeği → Kanola → Buğday

Kanola Yetiştiriciliği Yabancı Ot Mücadelesi

Kanola yetiştiriciliğinde, yabancı ot mücadelesi, kanolanın ilk büyüme evresinde büyük bir öneme sahiptir. Yabancı ot mücadelesi, %20-30 daha fazla verim elde edilmesine katkı sağlayabilir. Hızlı büyüme özelliğine sahip yabancı otlar, özellikle ilk büyüme evresinde, tarla alanını kaplayarak kanola bitkisinin büyümesini engelleyebilir. Ek olarak bitki besin maddelerini paylaşarak önemli ölçüde zarar verebilir. Kanola bitkisi 30-40 cm boyuta ulaştığında hızla gelişir. Ardından gölge yaparak diğer yabancı otların büyümesini büyük ölçüde engeller. Normal ekim zamanlarında gerçekleştirilen ekimlerde, kanola hızla büyüdüğü için genellikle yabancı ot içermez. Eğer tarlada hardal gibi bir yabancı ot varsa, kanola ekimi yapılmaz. Çünkü bu iki bitki aynı familyaya aittir ve mücadeleleri zordur. Ayrıca sonraki hasat döneminde kanola ürününe karışarak kaliteyi olumsuz etkileyebilir. Dahası, kanola bitkileri Nisan ayına kadar olan büyüme döneminde toprak su seviyesine ve su tutma kapasitesine karşı oldukça duyarlıdır. Bu nedenle yağışlı dönemlerde tarlada su birikimi olması durumunda hemen drenaj sağlanmalıdır.

kanola-yetistiriciligi-yabanci-ot-mucadelesi

Kanola Yetiştiriciliği Hasat ve Depolama

Kanola bitkisi, çiçeklenme sürecinden sonra, havanın sıcaklığına, yağış durumuna ve kullanılan çeşidin olgunlaşma hızına bağlı olarak genellikle 40 ila 50 gün içinde hasat olgunluğuna ulaşır. Trakya bölgesinde 10 Haziran’dan itibaren, Akdeniz bölgesinde ise 10 Mayıs’tan başlayarak kanola hasadı gerçekleştirilebilir. Hasat olgunluğuna ulaştığında, bitkilerin sapları, yaprakları ve kapsülleri tamamen kurur ve sararır, kırmızımsı sarı bir renk alır. Tohumlar kahverengiye döndüğünde, kanola bitkisinin hasat için uygun olduğu anlamına gelir. Kanola bitkisinde olgunlaşma süreci aşağıdan yukarı doğru gerçekleşir. Hasat sırasında bitkilerin tamamen olgunlaşması beklenirse, alt kapsüllerde çatlama ve dökülmeler görülebilir. Ancak erken hasatta, üst kapsüllerin tam olgunlaşmaması nedeniyle verim kaybı yaşanabilir. Kanola taneleri oldukça küçük olduğundan, hasada başlamadan önce biçerdöverin ayarlarının dikkatlice yapılması önemlidir. Her dekar için alınan verim, ekilen çeşidin verim potansiyeline, toprak kalitesine ve iklim koşullarına bağlı olarak 400-600 kg arasında değişmektedir. Güvenli bir depolama için, tanelerin nem içeriği %9’u geçmemelidir. Kuru depolama alanlarında saklanmalıdır. Aksi takdirde, hızlı bir şekilde ısınma ve küflenme riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz.

1 dönüm tarladan ne kadar kanola çıkar?​

Kanola verimi bir dizi faktöre bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle dönüm başına alınan miktar önemli ölçüde değişiklik gösterebilir. Kanola verimi, ekilen çeşidin verim potansiyeline, toprak kalitesine ve iklim koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterir. Bununla birlikte, ülkemizde dönüm başına kanola verimi genellikle ortalama 400-600 kg arasında değişmektedir.  Avrupa ülkelerinde, dekara ekilen kanola bitkisinden elde edilen tohum verimi genellikle 300kg’a kadar çıkmaktadır. Ortalama olarak dekar başına 180-200 kg/da tohum alınmaktadır. Dönümden elde edilen sap ve kavuz miktarı ise genellikle 450 kg civarındadır. Kavuz verimi, sap veriminin 1/3’ü kadardır. Ekim zamanı, bitki sıklığı, gübreleme ve bakım işlemleri iyi bir şekilde yapıldığında, uygun yağışlarla birlikte verim 500 kg/da’ya kadar çıkabilmektedir. Örneğin, Eurol çeşidinden yapılan bir ekimde 186 kg/da verim elde edilmiştir.

Kanola Yetiştiriciliği Hastalık ve Zararlıları

Kanolanın başlıca zararlıları arasında toprak pireleri, tarla salyangozu, kanola sap hortumlu böceği, lahana kelebeği ve yaprak biti bulunmaktadır. Bilhassa Trakya bölgesinde lahana kelebeği, Karadeniz Bölgesi’nde ise yaprak biti zararı daha belirgindir. Bu zararlılar, yaprak ve çiçek saplarından öz su emerek beyazlama yaparlar ve ciddi verim kayıplarına neden olabilirler. Bu zararlılarla mücadele için ilaçlı önlemler alınmalıdır. Kanola bitkisinin önemli hastalıkları arasında mildiyö, kolza kök uru ve kurşuni küf yer almaktadır. Trakya bölgesinde hastalıklar genellikle yaygın değildir.

Türkiye'de Kanola En Çok Nerede Yetişir?

Ülkemizde kanola tarımı oldukça yaygın bir şekilde yapılmaktadır. En büyük ekim alanına sahip olan il, 17800 hektarlık alana sahip Adana ilidir. Adana ilinde dekar başına ortalama verim yaklaşık 236 kg’dır. 2006 yılında Adana ilinde toplam kanola üretimi 4197 ton olarak gerçekleşmiştir. Adana’yı 7581 da ekim alanıyla Tekirdağ ilini takip etmektedir. Tekirdağ ilini ise 5500 da ekim alanıyla Balıkesir ili izlemektedir. Kanola ekim alanlarında yıldan yıla önemli artışlar ve azalışlar gözlenmektedir.

 

Dünya genelinde kanola üretimi yaklaşık 25 milyon ton seviyesindedir. En büyük üreticiler arasında Çin (5 milyon ton), Hindistan (4.4 milyon ton) ve Kanada (3 milyon ton) öne çıkmaktadır. Avrupa’da ise Polonya (500 bin hektar), Fransa (500 bin hektar), Almanya (400 bin hektar) ve İngiltere (250 bin hektar) en fazla ekim alanına sahip ülkelerdir.

turkiyede-kanola-en-cok-nerede-yetisir

Kanola yetiştiriciliği karlı mı?​

Kanola yetiştiriciliği genellikle yüksek verim ve karlı bir faaliyet olarak kabul edilmektedir. Ancak, bu bitkiyi yetiştirmek için gerekli ekipman, gübre ve ilaçlar gibi maliyetler de göz önünde bulundurulmalıdır. Kanola bitkisinin münavebeli ekime uygun olması, onu çekici kılan faktörlerden biridir. Her dekarda, 450 kg sap ve kavuz elde edilebilir.

Kanola ekimi ve kanola yağı Türkiye'de yasak mı? ​

Bu bitki, 1960’lı yıllarda Balkanlardan gelen göçmenler tarafından Türkiye’ye getirilmiş ve Trakya’da kolza adıyla ekilmeye başlanmıştır. Ancak, bitkinin yağında insan sağlığına zararlı erusik asit bulunması nedeniyle 1979 yılında ekimi yasaklanmıştır. Daha sonraki çalışmalar sonucunda erusik asit içermeyen türler geliştirilmiştir. Bu türler, ilk kez Kanada’da ıslah edildiği için bitki “kanola” olarak adlandırılmıştır. Ülkemizde kanola yetiştiriciliği kışlık ve yazlık olarak yapılmaktadır.

Kanola Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön